Jan 31
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU KARARI
UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
BAŞVURU TARİHİ VE SAYISI : 23/02/2023 – 20XXXXXXX
KARAR TARİHİ VE SAYISI : 30.12.2023 – K-2023/XXXXXXXX
BAŞVURAN : (XXX
(2) XXXXXXX
Kimlik No: (XXXX)
ADRESİ : XXXXXX
BAŞVURAN E-POSTA : avukat@outlook.com
BAŞVURAN VEKİLİ : TEVFİK GÖRKEM ŞENEL FETHİYE AVUKAT
ADRESİ : FOÇA MAH. 967 SOK 28/D
FETHİYE/MUĞLA
BAŞ. VEKİLİ KEP ADRESİ : tevfikgorkem.senel@hs02.kep.tr
BAŞVURAN VEKİLİ E-POSTA : avukat@outlook.com
SİGORTA KURULUŞU : X A.Ş.
ADRESİ : XXXXXXSk.
No: 3 Kat:5 Maslak Sarıyer İstanbul
SİG.KURULUŞU KEP ADRESİ : XXXXX
SİGORTA KURULUŞU E-POSTA : XXX
SİGORTA KURULUŞU VEKİLİ : XXXXXADRESİ – E-POSTA ADRESİ : Koşuyolu Mah. Katip Salih Sok. No: 31
Kadıköy/İSTANBUL
XXXXXX
SİG. KUR.VEK. KEP ADRESİ : XXXXXXX
UYUŞMAZLIK TUTARI : 1.509.383,23 TL (ıslah ile)
SİGORTA HAKEM HEYETİ : XXXXXXXXX
(Sicil No: 0X )
XXXXXX
(Sicil No: 0X )
XXXX(Koordinator)
(Sicil No: 0X )
1. BAŞVURU KONUSU UYUŞMAZLIK VE YARGILAMA USULÜNE İLİŞKİN
BİLGİLER
1.1. Uyuşmazlık Konusu Olay ve Talep
QXXXXXXSigorta A.Ş. ile yaşandığı beyan edilen uyuşmazlık talebinin konusu, 06.06.2021 tarihinde
10 XXve 07 XXXX plakalı araçların karıştığı trafik kazasında 07 XXXXXplakalı araçta yolcu
konumundaki başvuru sahipleri XXXXXXXXXXnin yaralandığı ile maluliyetlerine ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş
göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin sigorta şirketi tarafından
karşılanmadığı iddiasıdır.
1.2. Başvurunun Hakeme İntikaline ve İncelenmesine İlişkin Süreç
Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun incelenmesini müteakip, dosya Hakem
heyetine tevdi edilmiş ve Hakem heyetince yargılamaya başlanmıştır. 6100 sayılı HMK. 423.
madde ile 428. madde hükümleri gereğince tarafların hukuki dinlenilme haklarına dair işlemler ile
tarafların iddia, savunma ve dava konusu olay ile ilgili delillerini bildirmeleri için ön inceleme
işlemlerinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yerine getirildiği anlaşılmış, dosyada sunulan
belgeler, tarafların iddia ve savunmaları üzerinde gerekli incelemeler yapılmıştır. Uyuşmazlığın
mahiyeti ve dosya mevcudu itibariyle Sigorta Tahkim Usulü ve Sigorta Hakemlerine İlişkin Tebliğ
hükümleri ile Sigortacılık Kanunu m.30/23 maddesi dikkate alınarak 6100 sayılı H.M.K. 424. ve
429. Madde hükmü gereğince yargılamanın dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığın mahiyeti ve dosya kapsamı itibariyle
duruşma yapılmasına gerek olmadığı anlaşılmıştır. Tarafların, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun 50. ve 51. maddelerine göre taraf ve dava ehliyetlerinin olduğu, yine anılan Kanunun
114. maddesi ile dava şartlarının sağlandığı görülmüştür. Tahkim dosyasında yer alan taraf beyan
ve itirazları kapsamında dosyada mevcut belgeler üzerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru
sahibi bilirkişi ücretini yatırmış, düzenlenen bilirkişi raporu varsa beyan ve itirazlarını sunmak
üzere taraflara tebliğ edilmiş, ara kararda belirtilen işlemler tamamlanmış ve süreler ikmal
edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeli olduğu anlaşılmış, dosya kapsamı
dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında karara varılmış ve yargılamaya son verilmiştir.
2. TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU MADDİ VE HUKUKİ İDDİALAR
2.1. Başvuru Sahibinin İddia, Delil ve Talepleri
Başvuru sahipleri vekili Komisyona yaptığı başvuruda özetle;
06.06.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı 10 XXXX ve 07 XXXXX plakalı
araçların karışmış olduğu trafik kazasında 07 XXXX plakalı araçta yolcu konumunda
bulunan müvekkillerinin yaralandıklarını ve sürekli iş göremez durumda kaldıklarını,
Taraflarınca sigorta şirketine Fethiye Arabuluculuk Bürosu 2022/XX numaralı dosyaları ile başvuruda bulunulmuş olup 13.12.2022
tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini,
Davalı sigorta şirketinin, 12.07.2021 tarihinde yapılan başvuruya 28.10.2022 tarihinde
sigorta şirketi tarafından olumsuz cevap verildiğini,
Müvekkilin zararının başvuru tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak
belirlenemeyeceğinden başvurunun belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini
ifade ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, İzmir XXXXXXX Adli Tıp Kurulu raporu doğrultunda;
Başvuru sahibi XXXXXX için şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik
tazminatının, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 10,00 TL geçici bakıcı
giderinin ve 100,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi, vekalet
ücreti ve yargılama giderleri ile,
Başvuru sahibi XXXXX için şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik
tazminatının, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 10,00 TL geçici bakıcı
giderinin ve 100,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi, vekalet
ücreti ve yargılama giderleri ile,
Başvuru sahibi XXXXXX için şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik
tazminatının, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 10,00 TL geçici bakıcı
giderinin ve 100,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi, vekalet
ücreti ve yargılama giderleri ile,
Başvuru sahibi XXXX için şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik
tazminatının, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 10,00 TL geçici bakıcı
giderinin ve 100,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi, vekalet
ücreti ve yargılama giderleri ile,
Davalı sigorta şirketinden tahsili talebinde bulunmuştur.
Başvuru sahipleri vekili başvuruya; başvuru dilekçesini, sigorta şirketine iletilen başvuru
dilekçesini, sigorta şirketi ile yapılan mail silsilesini, ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit
tutanağını, KVKK açık rıza beyan formlarını, tedavi evrakını, epikriz formlarını, Fethiye
Arabuluculuk Bürosu 202XXX Dosya sayılı arabuluculuk anlaşamama tutanağını, İzmir XXX
Üniversitesi XXXX Hastanesi Adli Tıp Kurulu 08.08.2022 tarihli 3XXXXX
sayılı raporu, İzmir XXXXXX Hastanesi Adli Tıp Kurulu
08.08.2022 tarihli XXXXXXXsayılı raporu, İzmir XXXXXXXÇiğli Eğitim ve Araştırma
Hastanesi Adli Tıp Kurulu 08.08.2022 tarihli 31767055 sayılı raporu, İzmir XXXXXXHastanesi Adli Tıp Kurulu 08.08.2022 tarihli 31XXXsayılı raporu
delil olarak sunmuştur.
2.2. Sigorta Kuruluşunun İddia, Delil ve Talepleri
Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirketin poliçeden dolayı sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olmak
üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini
bildirmenin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, poliçeye müstenit müşterek
müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti
sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını,
Başvuru sahibi tarafından müvekkili şirkete mevzuata uygun sağlık kurulu raporu
sunulmaksızın başvuru yapıldığını, başvurunun usule uygun yapılmadığını, bu nedenle
başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini,
Maluliyetin tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu’na veya
Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre rapor vermeye yetkili bir hastaneye tevdi edilmesi
gerektiğini, zira maluliyet oranının tespiti teknik bir konu olup, tahkim komisyonu
hakemlerince takdirinin mümkün olmadığını, oranının doğruluğu teyit ettirilmeden kabul
edilmemesi gerektiğini,
Müvekkilinin sorumluğunun, ZMMS poliçesindeki teminat limiti dahilinde sigortalısının
kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp
Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini,
Meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, geçici bakıcı tazminatından müvekkili
şirketin sorumlu olmadığını, bu hususta sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait
olduğunu,
Kazazede CXX’un kaza tespit tutanağından da görüldüğü üzere yolculuk
yaptığı aracın yolcu taşıma kapasitesinin üzerinde seyrettiğinin anlaşıldığını, kazaya konu
araç şoför dahil 5 kişi taşıma kapasitesinde olmasına rağmen araç içerinden şoför dahil 8
kişi bulunduğunu, kazazedenin yolcu taşımaya uygun olmayan bir konumda seyahat etmesi
nedeni ile müterafik kusurlu olduğundan %20 müterafik kusur indirimi uygulanması
gerektiğini, araç içerisinde yolcu konumunda olan başvuru sahibinin takılması zorunlu olan
emniyet kemerinin takıp takmadığının kaza tespit tutanağından anlaşılamadığını, bu
bakımdan başvuru sahibinin emniyet kemeri takmaması durumunda müterafik kusurlu
olduğunu,
Tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara göre yapılması
gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve %1,8 teknik
faiz uygulanarak yapılması gerektiğini,
Uyuşmazlık ticari nitelik taşımadığından uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz
olduğunu,
Başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine
göre Asliye Hukuk Mahkemeleri için ödenmesi gereken vekâlet ücretinin 1/5’i olduğunu
ifade ederek,
Başvurunun reddedilmesi,
Masraf ve vekâlet ücretinin başvuru sahiplerine yükletilmesi
talebinde bulunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesine delil olarak sigorta poliçesi örneğini sunmuştur.
3. UYUŞMAZLIĞA UYGULANACAK HÜKÜMLER
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları, Türk Ticaret
Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Medeni Kanunu Genel Hükümleri, Zorunlu Mali
Mesuliyet Sigortası Genel Şartları, Türk Borçlar Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin
Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri.
4. DEĞERLENDİRME, GEREKÇELİ KARAR
4.1. Değerlendirme
Dosya ve ekleri, içinde bulunan tüm belgelerin tetkiki ile 06.06.2021 kaza tarihinde 10XXXXX ve
07 XXXXplakalı araçların karıştığı trafik kazasında 07 XXXXXX plakalı araçta yolcu konumundaki
başvuru sahipleri XXXXX XXXX ve XXXXX’nin
yaralanarak malul kaldıkları, bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik
tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talep ettikleri görülmüştür.
Kazaya karışan XXXXX plakalı aracın ZMMS poliçesi ile XXXXXXX A.Ş. tarafından
sigortalandığı anlaşılmıştır. Dosyaya ibraz edilmiş bulunan belgelerin incelenmesi ile başvuru
sahibinin başvuruya konu trafik kazası neticesinde yaralandığı, aleyhine başvuru yapılan sigorta
şirketinin ise aynı tarih itibariyle zarara sebebiyet verdiği iddia olunan aracın KTK zorunlu mali
sorumluluk sigortacısı olduğu görüldüğünden, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin
mevcut olduğu tespit edilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi motorlu aracın işletilmesi sırasında 3. kişilere
verilebilecek zararlardan araç işletenin sorumlu olduğunu, aynı Kanunun 91. maddesi ise araç
işletenin Kanunun 85. maddesine göre sorumluluklarını karşılaması için sorumluluk sigortası
yaptırması zorunluluğunu düzenlemektedir. Bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde sigortacı,
araç işletilmesi sırasında 3. kişilere verilen zararları karşılamak durumundadır.
06.06.2021 tarihli trafik kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda, davalı sigorta şirketine
sigortalı 10 B 1300 plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/h
“Araç sürücüleri trafik kazalarında kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurlu
sayılırlar.” maddesini ihlal etmesi sebebi ile kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli
kusurlu olduğu, başvuru sahiplerinin yolcu konumunda bulunduğu 07 DD 366 plakalı araç
sürücüsünün ise aynı kanunun 52/1-a “Sürücüler Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken,
tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere,
tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını
azaltmak zorundadırlar.” maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %25
oranında tali kusurlu olduğu anlaşılmakla kusur raporu alınmasına gerek görülmemiş, davalı
sigorta şirketine sigortalı aracın %75 kusurunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tazminat hesabında hangi yaşam tablosunun esas alınacağı ve hesaplamanın ne şekilde yapılması
gerektiği hususuna ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/3292 E.,2021/1848 K. Sayılı
24.02.2021 tarihli kararında; “…Dairemizce 2020 yılı Aralık ayı itibari ile tazminat hesaplarında
bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke
gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde
görülmeyen aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar
vermek gerekmiştir…Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-202/40 K. sayılı
kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu
Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel
şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline
karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve
6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi
gerekir.
Somut olayda, … Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan
reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş,
ZMSS yeni genel şartları gereğince TRH tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği
belirtilerek dosya yerel mahkemeye gönderilmiştir. Bu karardan sonra, mahkemece alınan
17.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda TRH yasam tablosu esas alınmış ve iskonto oranı %1,8
(teknik faiz) uygulanarak hesaplama yapılmış, devre bası ödemeli belirli rant yöntemine göre
belirlenen tazminat miktarına göre mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davacı
vekilinin karara karsı istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmişse de, genel şartlara
atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Bu durumda mahkemece,
ZMSS Genel Sartları ekindeki cetvellere göre (devre bası ödemeli belirli rant yöntemi, %1,8 teknik
faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin
Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtay’da uygulama birliğinin sağlanması
yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması
için içtihat geliştirdiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen
(isleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın
hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme
kararının bozulması gerekmiştir…” şeklinde karar vermiştir.
Bu kapsamda, sigorta genel şartlarına atıf yapan kanuni düzenlemenin Resmi Gazete’de
yayımlanan Anayasa Mahkemesi Kararı kapsamında iptal edilmesi sonrasında, hükmü
kesinleşmemiş uyuşmazlıklarda yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği kanaatiyle, tazminat
hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre, progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle
yapılmasına karar verilmiştir.
24.09.2023 tarihli ara karar ile, başvuru sahiplerinin maluliyet oranının, geçici iş göremezlik ve
geçici bakıcıya ihtiyaç duyma süresinin Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında
Yönetmelik hükümleri doğrultusunda ve SGK dışında fatura edilmeyen tedavi giderlerinin
tespitine karar verilmiştir.
Bilirkişi ücretinin başvuru sahipleri vekili tarafından yatırılması üzerine dosya bilirkişi heyetine
teslim edilmiş ve sayın bilirkişi heyeti 11.10.2023 tarihli ön raporunu hazırlamıştır.
11.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti ön raporunda özetle;
“Dosyaya konu 4 kişi hakkında ara kararda talep edilen Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi
Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapmak için görülen lüzum üzerine;
1) Her bir mağdurun bir Ortopedi polikliniğine başvurusu sağlanarak yaralanmasına yönelik
yaptırılacak yaralanmasına yönelik eklem hareket açıklıklarının nötral-0-metoduna göre
mukayeseli olarak belirtecek şekilde son durum muayene raporlarının,
2) Skar dokusu olduğu belirtilen XXXXX ve XXXXX’un skar dokusunun net
gösterir güncel fotoğraflarının temini gerekmektedir.” görüş ve kanaatine varılmıştır.
11.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti ön raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Sigorta şirketi vekili bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
13.10.2023 tarihli ara karar ile, bilirkişi heyeti ön raporu ile talep edilen tedavi evrakı sunulmak
üzere başvuru sahipleri vekiline 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde dosya kapsamında karar
verileceği hususunun ihtarına karar verilmiştir.
Başvuru sahipleri vekili tarafından talep edilen tedavi evrakının sunulması üzerine dosyanın
yeniden bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
10.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
“Başvuru sahiplerinin maluliyet oranının, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcıya ihtiyaç duyma
süresinin ve SGK dışında fatura edilmeyen tedavi giderlerinin illiyet değerlendirmesi yapılarak
sekel bulguların ara kararda talep edildiği üzere Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi
Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda değerlendirildiğinde;
XXXXX için;
1)Kaza ile illiyetli özürlülük oranının %5 olduğu,
2)Geçici iş göremezlik süresi 4 ay olduğu,
3)Geçici bakıma muhtaçlık süresi 1 ay olduğu,
4)SGK dışında fatura edilmeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, diyet, rehabilitasyon, ek ilaç
pansuman vb) toplam 3.000 TL olarak belirlenmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır
XXXXXX için;
1)Kaza ile illiyetli özürlülük oranının %6 olduğu,
2)Geçici iş göremezlik süresi 2 ay olduğu,
3)Geçici bakıma muhtaçlık süresi 15 gün olduğu,
4)SGK dışında fatura edilmeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, diyet, rehabilitasyon, ek ilaç
pansuman vb) toplam 2.000 TL olarak belirlenmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır
XXXX için;
1)Kaza ile illiyetli özürlülük oranının %3 olduğu,
2)Geçici iş göremezlik süresi 15 gün olduğu,
3)Geçici bakıma muhtaç olmadığı,
4)SGK dışında fatura edilmeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, diyet, rehabilitasyon, ek ilaç
pansuman vb) toplam 1.000 TL olarak belirlenmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır
XXXXX için;
1)Kaza ile illiyetli özürlülük oranının %5 olduğu,
2)Geçici iş göremezlik süresi 3 ay olduğu,
3)Geçici bakıma muhtaçlık süresi 1 ay olduğu,
4)SGK dışında fatura edilmeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, diyet, rehabilitasyon, ek ilaç
pansuman vb) toplam 2.000 TL olarak belirlenmesinin uygun olacağı” tespitlerine yer verilmiştir.
10.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Başvuru sahipleri vekili 18.12.2023 tarihli yazışma ile özetle; XXX için geçici bakıcıya
ihtiyaç süresinin 30 gün, SGK dışında fatura edilmeyen tedavi giderinin 5.000 TL; XXXXXXX için geçici bakıcıya ihtiyaç süresinin 45 gün, SGK dışında fatura edilmeyen tedavi
giderinin 5.000 TL; XXXXiçin geçici iş göremezlik süresinin 30 gün, geçici bakıcıya
ihtiyaç Süresinin 30 gün, SGK dışında fatura edilmeyen tedavi gideri 3.000 TL; İXXXXXX
için geçici iş göremezlik süresinin 60 gün, geçici bakıcıya ihtiyaç süresinin 30 gün, SGK dışında
fatura edilmeyen tedavi gideri 4.000 TL olması gerektiğini beyan ederek bilirkişi heyet raporuna
karşı itirazlarını sunmuştur.
Sigorta şirketi vekili 19.12.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile özetle; başvurunun dava şartı eksikliği
nedeniyle usulden reddi gerektiğini, başvuru sahipleri vekili tarafından mevzuata uygun sağlık
raporu sunulmadığını, bilirkişi raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, maluliyetin tespiti için
dosyanın Adli Tıp Kurumuna tevdii gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen maluliyet
oranlarının fahiş olduğunu, tazminat hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar ekinde yer alan TRH
tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş
göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, geçici bakıcı giderinin net asgari ücret
üzerinden hesaplanması gerektiğini ve hesaplanacak tazminata müterafik kusur indirimi yapılması
gerektiğini beyan ederek bilirkişi heyet raporuna karşı itirazlarını sunmuştur.
Bilirkişi raporu, olaya, Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetime elverişli bulunmakla ve itirazların
ek rapor alınmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmekle ek rapor veya başka bir bilirkişiden
rapor alınmasına gerek görülmemiş rapor hükme esas alınmaya değer bulunmuştur.
20.12.2023 tarihli ara karar ile konu teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dosya üzerinde aktüer bir
bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmasına,
Başvuru sahibi XXXXXXXX adına; sayın bilirkişiler Mehmet XXXX, Ahmet
XXXXXve Bülent XXX tarafından düzenlenen 09.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile tespit
edilen %6 sürekli iş göremezlik oranı, 2 ay geçici iş göremezlik ve 15 gün geçici bakıcıya ihtiyaç
duyma süresine göre ve %75 kusur oranı doğrultusunda tarafların tüm iddia ve beyanlarını karşılar
nitelikte, TRH 2010 mortalite tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılarak başvuru sahibinin
sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talep
hakkının bulunup bulunmadığının tespitine, varsa tutarının hesaplanmasına,
Başvuru sahibi XXXXXXadına; sayın bilirkişiler Mehmet TXXXXXXX Ahmet
NXXXX ve Bülent XXXXXXXXXXXX tarafından düzenlenen 09.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile tespit
edilen %5 sürekli iş göremezlik oranı ve 1 ay geçici bakıcıya ihtiyaç duyma süresine göre ve %75
kusur oranı doğrultusunda tarafların tüm iddia ve beyanlarını karşılar nitelikte, TRH 2010
mortalite tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılarak başvuru sahibinin sürekli iş göremezlik
tazminatı ve geçici bakıcı gideri talep hakkının bulunup bulunmadığının tespitine, varsa tutarının
hesaplanmasına,
Başvuru sahibi XXXXXX adına; sayın bilirkişiler Mehmet TXXXXr, Ahmet
NaXXXXXXXX ve BülenXXXXXX tarafından düzenlenen 09.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile tespit
edilen %3 sürekli iş göremezlik oranı ve %75 kusur oranı doğrultusunda tarafların tüm iddia ve
beyanlarını karşılar nitelikte, TRH 2010 mortalite tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılarak
başvuru sahibinin sürekli iş göremezlik tazminatı talep hakkının bulunup bulunmadığının
tespitine, varsa tutarının hesaplanmasına,
Başvuru sahibi XXXXXXX adına; sayın bilirkişiler Mehmet TXX, Ahmet
XXXX ve Bülent XXXXXXXXX tarafından düzenlenen 09.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile tespit
edilen %5 sürekli iş göremezlik oranı ve 1 ay geçici bakıcıya ihtiyaç duyma süresine göre ve %75
kusur oranı doğrultusunda tarafların tüm iddia ve beyanlarını karşılar nitelikte, TRH 2010
mortalite tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılarak başvuru sahibinin sürekli iş göremezlik
tazminatı ve geçici bakıcı gideri talep hakkının bulunup bulunmadığının tespitine, varsa tutarının
hesaplanmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ücretinin başvuru sahipleri vekili tarafından yatırılması üzerine dosya bilirkişi heyetine
teslim edilmiş ve sayın bilirkişi 29.12.2023 tarihli raporunu hazırlamıştır.
29.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
“CXXXXXXXX için tazminat hesaplaması sonucu:
XXX için %6 maluliyet oranı ile sigortalı araç sürücüsü için %75 kusur oranı dikkate
alınarak, TRH 2010 Hayat Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplanan sürekli sakatlık
tazminat tutarı 359.496,82 TL olarak bulunmuştur. Sayın Hakemliğinizin 20.12.2023 tarihli ara
kararında XXXXXX için geçici iş göremezlik süresinin 2 ay olduğu belirtilmiştir. İşbu
dosyada XXXX’un SGK Hizmet Dökümü bulunmadığından ve XXXXXX’a SGK
tarafından geçici iş göremezlik kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığına dair bilgi ve/veya belge
bulunmadığından, XXXXXX için 2 ay geçici iş göremezlik tazminatı 06.06.2021 ile
06.08.2021 tarihleri arası için hesaplanmış ve 4.238,85 TL olarak bulunmuştur. XXXXXXX
için 15 gün geçici bakıcı ihtiyacı süresi için tazminat tutarı ise 1.059,71 TL olarak bulunmuştur.
XXXXXXX için tazminat hesaplaması sonucu:
XXXXXXXX için %5 maluliyet oranı ile sigortalı araç sürücüsü için %75 kusur oranı dikkate
alınarak, TRH 2010 Hayat Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplanan sürekli sakatlık
tazminat tutarı 532.912,22 TL olarak bulunmuştur. XXXXXXXX için 1 ay geçici bakıcı ihtiyacı
süresi için tazminat tutarı ise 2.119,43 TL olarak bulunmuştur.
XXXXX için tazminat hesaplaması sonucu:
XXXXXXXXX için %3 maluliyet oranı ile sigortalı araç sürücüsü için %75 kusur oranı dikkate
alınarak, TRH 2010 Hayat Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplanan sürekli sakatlık
tazminat tutarı 283.787,85 TL olarak bulunmuştur.
XXXXXXX için tazminat hesaplaması sonucu:
XXXXXX için %5 maluliyet oranı ile sigortalı araç sürücüsü için %75 kusur oranı dikkate
alınarak, TRH 2010 Hayat Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplanan sürekli sakatlık
tazminat tutarı 569.630,10 TL olarak bulunmuştur. XXXXXXX için 1 ay geçici bakıcı ihtiyacı
süresi için tazminat tutarı ise 2.119,43 TL olarak bulunmuştur.” tespitlerine yer verilmiştir.
20.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Sigorta şirketi vekili bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Başvuru sahipleri vekili 29.12.2023 tarihli yazışma ile bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini;
Başvuru sahibi XXXXXXXX için 359.496,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
4.238,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.059,71 TL geçici bakıcı gideri ve 100,00 TL
tedavi gideri olmak üzere toplam 364.895,38 TL’ye,
Başvuru sahibi XXXXXXXiçin poliçe limitleri dahilinde 427.880,57 TL sürekli iş
göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.119,43 TL geçici bakıcı
gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 430.200,00 TL’ye,
Başvuru sahibi XXXXXXX için 283.787,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00
TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi
gideri olmak üzere toplam 284.087,85 TL’ye,
Başvuru sahibi XXXXX için poliçe limitleri dahilinde 427.880,57 TL sürekli iş
göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.119,43 TL geçici bakıcı
gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 430.200,00 TL’ye
artırdıklarını beyan etmiştir.
Davalı sigorta şirketinin başvuru sahiplerinin maluliyetleri sonucu hesaplanan sürekli iş
göremezlik tazminatlarından sürekli sakatlık teminatı kapsamında sorumlu olduğu açıktır.
Sağlık giderleri teminatı kapsamında başvuru sahiplerinin talep ettiği geçici iş göremezlik
tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri hakkında yapılan değerlendirmede;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi
ile değiştirilen 98. maddesi ve 6111 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi ile trafik kazalarından
kaynaklanan sağlık hizmet bedellerinin tahsili özel usul ve esaslara bağlanmıştır. 2918 sayılı
Karayolları Trafik Kanununun 13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile
değiştirilen 98. maddesinin 1. Fıkrası;
“Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum
ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup
olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri
ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.” 6111 sayılı
Kanunun Geçici 1 inci maddesinin 1 inci fıkrası;
“Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık
hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet
bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak
üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta
şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine
Müsteşarlığınca belirlenir.” hükümlerini amirdir.
Yukarıda yer alan hükümler ışığında, “geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri
ödemelerinin” 2918 sayılı Kanunun 98. Maddesi kapsamında “sağlık hizmet bedeli” olup
olmadığının tespiti gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HD. 2017/782 E. 2018/763 K. sayılı ilamında;
“Davalı tarafından ZMMS ile sigortalanan araca dair poliçenin tanzim tarihi ve kaza tarihine göre
poliçenin eki olan genel şartların uygulanması gerekeceği açık ise de; ZMMS Genel Şartları ile,
zarar görenlerin bir kısım taleplerinin tek taraflı olarak başka bir kurumun sorumluluğunda
bırakılması mümkün görülmediği gibi, 6111 Sayılı Kanun'un 59. maddesiyle değişik 2918 Sayılı
KTK'nın 98. maddesiyle getirilen düzenleme, tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmet bedellerine dair
olup, geçici tedavi sürecindeki bakıcı gideri ve geçici dönem iş görmezlik tazminatı bu düzenleme
kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, sigorta limitleri dahilindeki geçici dönem iş görmezlik
zararı ve bakıcı giderinden davalı şirketin sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.”
ifadelerine yer verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından aracın istiap haddinin aşılması nedeniyle müterafik kusur
nedeniyle indirim uygulanması gerektiği ileri sürülmüştür. Dosya mevcudu incelenmiş, kazaya
karışan başvuru sahiplerinin yolcu konumunda bulunduğu XXXXXXplakalı aracın yolcu taşıma
kapasitesine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından,
ispat edilmeyen talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç olarak dosya kapsamında yapılan değerlendirmede;
Başvuru sahibi XXXX için hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda
talep edilen 359.496,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.238,85 TL geçici iş
göremezlik tazminatı, 1.059,71 TL geçici bakıcı gideri ve 2.000,00 TL tedavi giderinden
taleple bağlılık ilkesi gereğince 100,00 TL’si olmak üzere toplam 364.895,38 TL talebin
kabulüne karar verilmiştir.
Başvuru sahibi XXXX XXXXX için taleple bağlılık ilkesi gereğince 532.912,22 TL sürekli
iş göremezlik tazminatı, 2.119,43 TL geçici bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi giderinden
poliçe limitleri dahilinde talep edilen 427.880,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
2.119,43 TL geçici bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 430.100,00
TL talebin kabulüne karar verilmiştir. Bununla birlikte 13.02.2019 doğumlu başvuru
sahibinin 06.06.2021 kaza tarihinde 2 yaşında olduğu tespit edilmiştir. Başvuru sahibi
çalışma çağında olmadığından geçici iş göremezlik nedeniyle zarara uğramayacağı
değerlendirilmiş ve Yargıtay 17. H.D. 2014/15743 E. 2017/588 K. ve 26.01.2017 tarihli
kararı gereği 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Başvuru sahibi Orçun XXXXXXXXXX için 283.787,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve
1.000,00 TL tedavi giderinden taleple bağlılık ilkesi gereğince 100,00 TL’si olmak üzere
toplam 283.887,85 TL talebin kabulüne karar verilmiştir. Bununla birlikte 03.02.2011
doğumlu başvuru sahibinin 06.06.2021 kaza tarihinde 10 yaşında olduğu tespit edilmiştir.
Başvuru sahibi çalışma çağında olmadığından geçici iş göremezlik nedeniyle zarara
uğramayacağı değerlendirilmiş ve Yargıtay 17. H.D. 2014/15743 E. 2017/588 K. ve
26.01.2017 tarihli kararı gereği 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ve
hükme esas alınan bilirkişi raporunda başvuru sahibinin işbu başvuru kaza nedeniyle geçici
bakıcı ihtiyacı bulunmadığı tespit edildiğinden 100,00 TL geçici bakıcı gideri talebinin
reddine karar verilmiştir.
Başvuru sahibi XXXXX için taleple bağlılık ilkesi gereğince 569.630,10 TL sürekli
iş göremezlik tazminatı, 2.119,43 TL geçici bakıcı gideri ve 2.000,00 TL tedavi giderinden
poliçe limitleri dahilinde talep edilen 427.880,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
2.119,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam
430.100,00 TL talebin kabulüne karar verilmiştir. Bununla birlikte 30.09.2018 doğumlu
başvuru sahibinin 06.06.2021 kaza tarihinde 3 yaşında olduğu tespit edilmiştir. Başvuru
sahibi çalışma çağında olmadığından geçici iş göremezlik nedeniyle zarara uğramayacağı
değerlendirilmiş ve Yargıtay 17. H.D. 2014/15743 E. 2017/588 K. ve 26.01.2017 tarihli
kararı gereği 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Başvuru sahipleri vekili tazminat tutarının avans faizi ile kaza tarihinden itibaren ödenmesini talep
etmiştir. KTK’nın 99 uncu maddesi “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası
genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği
tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan
miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” hükmünü amirdir. Başvuru sahibi vekili tarafından
dosyada sunulan sigorta şirketini muhatap yazının şirket tarafından tebellüğü üzerine şirketin
28.10.2022 tarihinde red cevabı verildiği görüldüğünden sigorta şirketinin 28.10.2022 tarihinde
temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
6102 sayılı TTK’da sorumluluk sigortaları ayrı bir bölüm olarak düzenlenmiş olmakla beraber bu
düzenleme tüm sorumluluk sigortaları için genel bir düzenleme olup, Karayolları Zorunlu Mali
Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası), 2918 sayılı KTK’da ayrıca düzenlenmiş ve KTK’nın 90
ıncı maddesi tazminat taleplerinin TBK hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini belirtmiş
olduğundan, sözleşmeye dayanmayan, haksız fiilden tazminat alacağında TBK’nın istinaden yasal
faiz uygulanması gerektiği ve sigorta şirketi de asıl alacaklının yükümlülüğünü karşıladığından,
zarar verenden (sigortalıdan) talep edilecek olan faizden başka faize hükmedilemeyeceği
değerlendirilerek talep konusu alacak için yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17. Maddesi hükmüne göre “Talebi kısmen ya da tamamen
reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde
belirlenen vekâlet ücretinin beşte biridir.”
Belirtilen fıkranın Kanun gerekçesinde “…Diğer taraftan Sigorta Tahkim Komisyonuna genellikle
düşük meblağlar için başvurulmaktadır. Bu durumda talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf
için, yargılama giderleri arasında yer alan avukatlık ücretinin uyuşmazlık konusu miktarla
karşılaştırıldığında yüksek kalabildiği dikkate alınarak maddede gerekli düzenleme yapılmıştır.”
denmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde talepte bulunanlar, sadece başvuru sahibi taraflar olup, karşı
yanda yer alan sigorta şirketlerinin HMK karşısındaki durumu ise talepte bulunulan davalı olup,
herhangi bir talepte değil, sadece yapılan talebe karşı beyanda bulunmaktadırlar.
Yasa ile düzenlenmiş olan Sigorta Tahkim Komisyonu dava taraflarının vekâlet ücretlerinin ancak
yasa ile değiştirilmesi mümkün olup, Hazine Müsteşarlığı tarafından 19.01.2016 tarihinde
yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik 13 maddesinde ‘’ (13) Tarafların avukat ile temsil
edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık
Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet
ücretinin beşte biridir.” şeklindeki düzenlemenin ‘’normlar hiyerarşisi’’ prensibine aykırı
olduğundan, 5684 sayılı kanunun 30. Maddesi 17. Fıkrası gereğince AAÜT. esas alınarak davacı
taraf vekili için vekalet ücretine hükmedilmelidir.
24 Kasım 2020 Salı Resmî Gazete Sayı: 31314 Yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde
Değişiklik hükmünde “(2) Sigorta Tahkim Komisyonları, vekâlet ücretine hükmederken, Tarifenin
ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak
kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına
göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen
reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Ancak
hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilir. Konusu para
ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için
öngörülen maktu ücrete hükmedilir.
Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekâlet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı
geçemez.” denilmektedir.
20 Kasım 2021 tarih ve 31665 Sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesinde Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda ücret tekrar düzenlenerek;
“Madde 17 – (1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu Tarife hükümleri
uygulanır.
(2) Sigorta Tahkim Komisyonları, vekâlet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci
bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin
üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık
ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye
göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde,
Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete
hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekâlet ücreti, kabul veya reddedilen
miktarı geçemez” denilmek suretiyle madde tekrarlanmıştır.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi özel düzenleme olup, Sigorta Tahkim Komisyonu
nezdinde görülen uyuşmazlıklarda öncelikli olarak uygulanmalıdır.
Bu nedenlerle, yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre ücretler belirlenecek ve daha
sonra 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 özel düzenleme hükmüne göre, başvuru sahibinin
talebinin reddedilen tutarına isabet eden ücret üzerinden 1/5 sigorta şirketi lehine uygulanacaktır.
4.2. Gerekçeli Karar
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/15 maddesinin "...Hakemler, sadece kendilerine verilen
evrak üzerinden karar verir." hükmü gereği, dosyada mevcut evrak üzerinden yapılan inceleme
sonucu aleyhine başvuruda bulunulan davalı sigorta şirketinin; başvuru sahiplerinin talep etmiş
olduğu sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve
tedavi gideri taleplerinden, poliçe limiti dahilinde kısmen sorumlu olduğu kanaatine varılarak
aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
5. KARAR
Yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde;
1. Başvuru sahibi XXXXXX’un tazminat talebinin KABULÜNE;
a. 359.496,82-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.238,85-TL geçici iş göremezlik
tazminatı, 1.059,71-TL geçici bakıcı gideri ve 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere
toplam 364.895,38-TL maddi tazminatın 28.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren
işleyecek yasal faizi ile XXXXX Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine,
b. Başvuru sahibi tarafından ödenmiş olan 162,50-TL başvuru ücreti, 5.310,93-TL ek
başvuru ücreti ve 3.450,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.923,43-TL
yargılama masrafının XXXX Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine,
c. Başvuru sahibi kendini vekille temsil ettirdiğinden, 56.734,31-TL vekâlet ücretinin
XX Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine,
2. Başvuru sahibi XXXXXX’un tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE;
a. 427.880,57-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.119,43-TL geçici bakıcı gideri ve
100,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 430.100,00-TL maddi tazminatın
28.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile QXX Sigorta A.Ş.’den
alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin 100,00-TL geçici iş göremezlik
tazminatı talebinin reddine,
b. Başvuru sahibi tarafından ödenmiş olan 162,50-TL başvuru ücreti, 6.290,50-TL ek
başvuru ücreti ve 3.450,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.903,00-TL
yargılama masrafının kabul – red oranına göre hesaplanan 9.900,70-TL’sinin XXX
Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine, bakiye bedelin başvuru sahibi
üzerine bırakılmasına,
c. Başvuru sahibi kendini vekille temsil ettirdiğinden, 66.214,00-TL vekâlet ücretinin
XXXX Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine,
d. Davalı sigorta şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden, 20,00-TL vekâlet ücretinin
başvuru sahibinden alınarak XXXXX Sigorta A.Ş.’ye verilmesine,
3. Başvuru sahibi XXXXX XXXX’un tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE;
a. 283.787,85-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere
toplam 283.887,85-TL maddi tazminatın 28.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren
işleyecek yasal faizi ile XXXXXX Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine,
fazlaya ilişkin 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL geçici bakıcı
gideri olmak üzere toplam 200,00-TL tazminat talebinin reddine,
b. Başvuru sahibi tarafından ödenmiş olan 162,50-TL başvuru ücreti, 4.098,82-TL ek
başvuru ücreti ve 3.450,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.711,32-TL
yargılama masrafının kabul – red oranına göre hesaplanan 7.705,89-TL’sinin XXXXX
Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine, bakiye bedelin başvuru sahibi
üzerine bırakılmasına,
c. Başvuru sahibi kendini vekille temsil ettirdiğinden, 44.583,18-TL vekâlet ücretinin
XXXXXSigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine,
d. Davalı sigorta şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden, 40,00-TL vekâlet ücretinin
başvuru sahibinden alınarak XXXXXXSigorta A.Ş.’ye verilmesine,
15
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:XXXXXXX4
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
4. Başvuru sahibi XXX’nin tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE;
a. 427.880,57-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.119,43-TL geçici bakıcı gideri ve
100,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 430.100,00-TL maddi tazminatın
28.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile XXXXXXXXX.’den
alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin 100,00-TL geçici iş göremezlik
tazminatı talebinin reddine,
b. Başvuru sahibi tarafından ödenmiş olan 162,50-TL başvuru ücreti, 6.290,50-TL ek
başvuru ücreti ve 3.450,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.903,00-TL
yargılama masrafının kabul – red oranına göre hesaplanan 9.900,70-TL’sinin XXXXXA.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine, bakiye bedelin başvuru sahibi
üzerine bırakılmasına,
c. Başvuru sahibi kendini vekille temsil ettirdiğinden, 66.214,00-TL vekâlet ücretinin
XXXX A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine,
d. Davalı sigorta şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden, 20,00-TL vekâlet ücretinin
başvuru sahibinden alınarak XXXXXXX’ye verilmesine
5684 sayılı Kanunun 30/12. maddesi hükmü gereği, kararın bildirim tarihinden itibaren 10
gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile
karar verildi.
AXXXXX
XXXXXX
Etiketler: sigorta tahkim komisyonu trafik kazası tazminat fethiye tazminat fethiye avukat